11 Ağustos, yoksa musluk su kaçırmıyor mu?

Bugün herkes olması gereken yerde meleğim…Annemler Silivri’de benden haber bekliyor, sevgilim Florya’da işte. Bu deli havada ben klimayı sonuna kadar açmış, puzzle’ımı yapmaya çalışıyorum. Sen gelmeden bitirmek istediğim puzzle’ımı. Aslında büyük kısmı bitti. Ama o çiçekli kısmı yok mu?! Çok zor olacağını, daha puzzle’ı alırken biliyordum.Yine de kararlıyım bitirmeye…

Kendimi son haftalarda hep karpuz yerken buluyorum. Sanırım sen de karpuz seveceksin. Ya da belki hiç sevmeyeceksin! Acaba böyle bir araştırma var mı? Hamilelikte sık yenen besinlerin karşısında bebeklerin damak tadının gelişimi…

Saat 14:00 civarı. Musluk su mu kaçırıyor ne? Bir türlü tuvalete yetişemiyorum. Salon ile tuvalet arası 10 metre bile yoktur. Yine oldu, bak yine.. Bu işte bir tuhaflık mı var?! Doktorumuz 16:00da hastaneden çıkar, bir arasak mı ki? Aa o da ne, kendimi oturma odasının minik penceresinden dışarı bakarken görüyorum, kulağımda Dr. Alper’in sesi, bir gel suyun geliyor olabilir diyen uyarısı ile.

Yok panik yapmayacağım. Hep kendime söz vermiştim. “O an” geldiğinde panik olmayacağım diye. Hem bakalım o an geldi mi ki? Hiç sanmıyorum. Ama o da ne doktorum bu akşam beni hastanede ağırlamak istediğini söylüyor. Bir anda yine yaşlar boşalıveriyor gözlerimden. Kimsem yok burada diye haykırıyorum. Annemlerin gelmesi en az 3 saat. Gürkan’ın da daha kısa sürede gelme ihtimali zayıf. Kendimi çok yanlız hissediyorum o anda. Evet sen varsın meleğim ama o an başka bir desteğe daha ihtiyaç duyuyorum işte.

Hastaneden babanı arıyorum bir tanem. Doğum fotoğrafçısı Ayça Hanım’ı arayıp bu akşama rezerve etmesini istiyorum. Bu cümleyi 3 kere tekrar etmem gerekiyor ki, bir anda bir panik ve heyecan dalgası babanı kaplıyor. Hemen yola çıkacağını söylediği andan 2 saat sonra evde buluşuyoruz. Ben duşumu almış, ojelerimi sürüyorum…Çiçeklerimizi suluyorum, hayatlarımıza renk ve canlılık versinler.

Annemleri de haberdar ettik ve işte yoldayız. Jetta’nın bagajı ve arka koltuğu dolu, adım atacak yer yok. Babanla benim bavulumuz, senin bavulun, çikolatalar, şekerler, süsler…Ve en önemlisi araba koltuğun. Şimdi boş belki ama kısacık bir zaman dilimi içinde senin varlığın ile şenlenecek.

Güzel bir oda, güzel hemşireler ama güzel olmayan kasılmalar…En yoğun duygum endişe ve korku. Evet sezeryan olma fikrinden çok korkuyorum oğlum, lütfen yardım et bana…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: