Hikayenin devamı var…

Artık odamızdayız meleğim. Sevgilim, sen ve ben. Diğerlerini hiç görmüyor gözüm. Varsa yoksa sen. Biran önce bu dünyadaki ilk bağımızı kurmak istiyorum, ilk emzirme anını yaşamak istiyorum, sessizlik içinde…

Senin ve benim paylaştığımız dünyamızın dışında büyük bir hengame var meleğim. Herkes senin dünyaya gelişini kutluyor, baban telefonlara yetişemiyor, hemşireler etrafımızda pervane. Bir kısmı seninle bir kısmı benimle ilgileniyor. Biz ise seninle sadece iki kişilik dünyamızda sessizliği paylaşıyoruz.

Saniyeler, dakikalar, saatler geçiyor, çevremizde pek çok arkadaşımız. Ama ben kendimi hiç iyi hissetmiyorum. Senin için güç toplamaya çalışıyorum. Uzun süreli heyecan, gerginlik ve açlık neden oldu diyorum. Besin ve serum takviyeleri işe yaramıyor.

Saat 21:00 ve beni tekrar doğumhaneye alıyorlar meleğim. Aklımdan geçen tek dua, babanın sana iyi bakması. Sonrası karanlık…

Sabah yoğun bakımda öğreniyorum herşeyi; atoni geçirdiğimi ama tehlikeyi atlattığımı, pek çok sevgili dostumun bana kan vermek için verdikleri çabayı…Kendimi çok bitkin, yorgun hissediyorum. Böyle mi olmalıydı? ilk gecemizi ayrı mı geçirmemiz mi gerekiyordu? Hiç hayal ettiğim gibi değil bu hikayenin devamı, hem de hiç…

Şimdi artık herşeyi unutma ve yeniden kucaklaşma vakti, merhaba meleğim, ben annen…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: