Zaman su gibi akıp gidiyor

Bugün 10 Ocak. Hayattaki en büyük hazinelerimden biri olan babamın doğumgünü. İnsan düşünmeden edemiyor, nereden nereye diye.

Geçen sene bugün babamın yeni yaşını kutlamak için, onları kahvaltıya götürmüştük. Bugünün aksine çok soğuk, gri ve yağışlı bir hava idi. Aslında Ocak ayı iklimine uygun bir gündü.

Bütün gece düşünmüştüm, acaba bebek beklediğimizi onlara söylemeli miydik? Aslında riskli dönemi geçirene dek kimseye söylemek istemiyorduk. Enis Bora’nın varlığından bir haftadır haberdardık ama ağzımızı tutmayı başarmıştık. Ama o gün içim içime sığmıyordu, babamla bunu paylaşmak istiyordum. Bu haberin onun için çok güzel bir hediye olacağını düşünüyordum.

Diğer taraftan da olumsuz bir gelişme olmasına karşı, onları da üzmek istemiyordum. Ne kadar çok insan bilirse, olumsuzluk durumunda o kadar çok üzülürüm gibime geliyordu.

Bir gece önce gözüme pek uyku girmeden sürekli bunu düşündüm, paylaşayım mı paylaşmayayım mı?

Kahvaltıya oturduğumuzda hala tereddütüm vardı ama sıra pastaya geldiğinde artık kendimi tutamayıp “babacım dede oluyorsun” diye fısıldadım.

Sevgili babam mutluluktan uçmak ile, benim “aman daha çok erken kimseye söylemeyin” uyarılarım karşısında soğukkanlı kalmaya çalışarak şaşkınlık dolu bir gün geçirdi.
Babacım geçen sene meleğimin varlığından haberdar oldu, bu sene onunla oynayabiliyor. İnsan düşünmeden edemiyor, nereden nereye diye…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: