Kaçan ilk’in ardından

İşe başladığımdan beri hergün yaptığım gibi bugün de öğlen eve doğru yola koyuldum. Hava o kadar güzel ki, izin dönemim devam etseydi minnoşumla bir gezi yapardık diye içimden de geçmedi değil.

Eve vardığımda meleğim hala uyuyordu. Ben de fırsattan istifade edip öğlen yemeğimi yedim. Bir yandan da  Enis Bora da belki uyanır diye ümid ediyorum. Ama beyfendiye uyku çok tatlı gelmiş olmalı ki, hiç niyeti yok uyanmaya.

Maalesef evde geçirebileceğim zaman kısıtlı olduğu için, meleğimi hafifçe uyandırarak emzirmeye başladım. Meleğim ise doyduğunda minik gözlerini açtı ve kocaman bir gülümseme ile teşekkür etti. Ben de kendisini öpücük yağmuruna tuttum.

Artık kendisi ile veda zamanı. İşe dönmem lazım. Tam veda öpücüğü verecekken, ablamız, Enis Bora’nın bir gün evvel ayağını ağzına soktuğunu söyledi.

Haftalardır başında durup, acaba ne zaman başaracak diye beklediğim bu gelişmeyi oğlum benim yokluğumda yapmıştı. Bu “ilk”ini göremedim. Acaba kaç “ilk”ine daha şahit olamayacağım? Kaç kere daha yaptıklarını başkalarından dinleyeceğim? Peki “ilk”leri kaçırmak ne kadar canımı yakacak?

Bu ve bunlara benzeyen binlerce soru, gözlerim dolu kendimi işe giden yolda buldum gene.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: