Çapkın Enis Bora

  Bilenler bilir, daha ilk aydan babası Enis Bora için bir şarkı yazmıştı:

İşte geldim burdayım,

Çapkın Enis Bora’yım.

Kızlar beni çok sever,

Çünkü çok hovardayım.”

Babası bu şarkıyı bestelerken, başına gelecekler içine mi doğmuştu, ya da minnoş şarkının sözlerinden çok mu etkilendi hiç bilmiyorum ama bomba üzerine bombanın patladığı bir Pazar günü yaşadık.

İlk flörtümüz,  20-25 yaşlarında, siyah upuzun saçlarını atkuyruğu şeklinde bağlamış, uçuk sarı bol dekolteli bir elbise giymiş, havalı ve güzel bir “abla” ile gerçekleşti.  Abla, sevgilisi ve bir çift arkadaşıyla Enis Bora’nın görüş alanına girdiği andan itibaren, minnoş gözlerini ayırmadan ablayı süzmeye ve arada bir gülücük atmaya başladı. Ne şaklabanlık yaparsak yapalım, ilgisini ve dikkatini çekemedik meleğimin.

Neden sonra, abla da meleğimin bakışlarından etkilenmiş(!) olacak ki, gelip sevgi gösterisinde bulundu. İşte olanlar o anda oldu… Meleğim ablanın parmaklarına yapıştı ve bırakmadı. Hatta bir ara abla doğrulmaya çalıştığında, koluna asılıp, ablayı kendine doğru çekti ve  “dur, gitme” bakışı fırlattı.

Bu durumdan abla çok keyif alsa da, ablanın sevgilisi bir süre sonra gerilip (!) oğluma dikkatli olmasına dair söylemlerde bulunmaya başladı. Böylece meleğim daha 10 aylıkken bir kız için kavgaya tutuştu ve ilk yenilgisini almış oldu:)

Bu sahneler 10-15 dakika boyunca aktı gitti, bizlerin ise tek yapabildiği gülmekten yıkılmaktı. Keşke videoya alabilseydik diye sonradan çok hayıflandık…

Günün ikinci flörtünün yaşı, meleğime çok daha yakındı. Bir anda meleğimin karşısına 19 aylık başka bir melek çıktı. Gördüğüm en güzel kız bebeklerden biri idi… Lüle lüle saçlar, açık mavi kocaman gözler… Belli ki bu melek anne ve anneannesi ile hava almaya çıkmış. Ancak Enis Bora’yı pusetinde görünce “bebek bebek” diye koşarak yanımıza geldi. Anneannesinin minik hanımefendiyi hafifçe kaldırarak Bora’cığın hizasına getirmesiyle olanlar oldu, kızla oğlum dudaktan dudağa öpüştüler… Hem de iki defa…İnanamadık, hep beraber şoka girdik, gülsek mi ağlasak mı bilemedik! O heyecanla yine pek bir görüntü yakalayamadık tabii…

                   

 

 1. Adım: İtina ile birbirine yaklaşılır…

 

                              

  2. Adım: Bu sahneden sonra gözlerinizi kapatınız:)

 

 

Günün sonunda, arkadaşlarımızın eşleri Enis Bora’yı da alıp Nişantaşı turu atmaya karar verdiler. Oğlumu kullanıp, çevredeki çıtırlara bakacaklarmış!

Ayol kızlar sizi ne yapsın, Enis Bora’m varken:)

Reklamlar

2 Yanıt

  1. Ay çok şekermiş. Çapkınım hovardayım 24 ayardayım… Ben de Kaan’a bunu söylerdim.

  2. Karıcığım,
    Ahlaka mugayyir görüntü kapsamına girip senin bloguna sansur konmaması için “abla” ile olan görüntülerini çekmedim. Nişantaşı’nda benzer bir duruma rastlarsam mutlaka çekerim. Lüle saçlının masum(!) öpücüğünü yakalamaya çalıştım fakat blackberrynin hızı ikisinin hızına yetişemedi:))

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: