İtiraf.com

Uzun süredir akşam uykularımız hepimiz için yıpratıcı bir hale gelmişti. Akşam 9 civarı yatağına konan miniğim, hiçbir koşul altında 10’dan önce uyumadığı gibi, yanından ayrılmamıza da asla izin vermiyordu. Hele son haftalarda uyku saati iyice 10:30’lara kaydı. Eğer Enis Bora’nın uyuması için ben gönüllü olduysam, sıklıkla ya koltuğun üzerinde uyuyakalıyordum ya da odasından çıkıp direkt kendi yatağıma gidip kısacık bir süre içinde uykuya dalıyordum.

 Günlerden 19 Aralık Pazartesi. Annemle telefondayız. Bir an geliyor, konuştuğumuz çocuk aynı mı diye tereddüde düşüyoruz. Anneme göre, oğlum, 9 gibi yatağa giriyor, 10 dakika içinde kendi kendine uyuyor. Bana göre 10-10:30 öncesi uyumuyor ve dakikalarca pışpışlamak gerekiyor…

Anlaşılan o ki, anne ve babasını gün içinde çok özleyen meleğim, dayanabildiği kadar uyanık kalıp, bizi görmek istiyor. Çok haklı, biliyorum. Ama bize de yazık değil mi?

İşte o gün karar verdim. Uyku eğitimi vermeye. O akşam büyük bir kararlılıkla 9’da odasına girdik oğlumla. Lambayı kısık açtım, masalımızı okudum. Sonra, sarıldım, öptüm, kucakladım ve iyi uykular&tatlı mışıllar diledim. Sonra ise odasından çıktım. Kapısının önünde başladım konuşmaya,

“ben buradayım canım, merak etme canım…”

 Benim odadan çıkmam ile vızıldamalar, çığlıklara, sonrasında da ağlama krizine döndü. Bu ağlamalara dayanamayan babası çaresizlikle kıvranmaya başladı ama benim kararlılığım karşısında kendisini yine o yumuşak TV koltuğunda buldu…

 İtiraf ediyorum o gün bu acı dolu ağlama ve çığlıklar 30-40 dakika sürdü. Öğretilerde söylendiği gibi her 5-7 dakikada bir odasına gittim. Ancak sanırım oğlum her odasına girişimde ümitlenmiş olmalı ki, çığlıkları iyice tizleşti. Bir süre sonra odasına girmenin doğru olmadığına karar verip hemen yan odada onu, hıçkırıklarını dinlemeye başladım.

Biran bir sessizlik oldu. Tam endişelenecektim ki “bebiiii” sesini duydum. Oğlumun pelüş oyuncaklara verdiği isim, bebi. Sonra da derin bir sessizlik, sabah 7’ye kadar…

İlk akşamı atlatmıştık, 2. akşam bizi neler bekliyor acaba diye düşündüm gün boyu ofiste. Aaa o da ne, masal, sarılma rutini sonrasında odasında çıktığım miniğim sadece ve sadece 2 dakika ağladı ve sonra uyudu. Ve sonraki akşam, ve sonraki akşam…

Bugün itibariyle tam 11 akşam oldu. Artık meleğim erkenden ve kendi kendine uyuyor.

İtiraf edeyim, biz ise biraz ayaklarımızı uzatıp bir çift laf edebiliyoruz artık.

Güzel mışıllar, tatlı rüyalar dünyadaki tüm melekler…

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: